- Hoşgeldiniz

Van’da Gezilip Görülmesi Gereken Yerler

Van’da Gezilip Görülmesi Gereken Yerler sitemize 03 Ekim 2016 tarihinde eklenmiş ve kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Doğu anadolu bölgesinin en kalabalık şehrine sahip olan Van,Türkiye nüfusunda yaşanan artış Van’a da yansıdı. 2016 yılında 1 milyon 96 bin 397 olan Van nüfusu 2017 yılında 1 milyon 100 bin 190 oldu.

İlçeleri ; Bahçesaray, Başkale, Çaldıran, Çatak, Edremit, Erciş, Gevaş, Gürpınar, İpek yolu, Muradiye, Özalp, Saray, Tuşba

Van geçim kaynağını hayvancılık’dan elde etmektedir. Özellikle küçükbaş hayvancılığın yetişdiği Van’da yazları her kırsal yerlerde hayvan görme olanağı çoktur. Türkiye’de en fazla küçükbaş hayvan bu ilimizde bulunmaktadır.

Sanayi bakımından da en çok fabrikaların Şeker, Çimento, Yem, Et ve et ürünleri elde etmektedir.

Kaleleri, kedisi, ve gölü meşhur olan bu ilimizin turistik yeride oldukça zengindir. Şimdi sizi bunlarla baş başa bırakalım.

1- VAN KALESİ

 

2- AKDAMAR ADASI (KİLİSESİ)

(Ahtamar,Ahtamara, Ağtamar, Akhtamar biçimlerinde de yazılır; Ermenice: Աղթամար), Türkiye’nin Van ve Bitlis illeri arasında bulunan Van Gölü’nün içinde yer alan ikinci büyük adadır.

Van’ın Gevaş ilçesi sınırları içerisinde yer alan adada Ermeniler´den kalma bir kilise bulunur. Yüzölçümü 70.000 metrekare olan adanın toplam kıyı uzunluğu 3 kilometreyi bulmaktadır. En yüksek noktası deniz seviyesinden 1912 metre yüksekte bulunan adanın batı uçlarında yüksekliği 80 metreye ulaşan dik kayalıklar vardır.

Adanın adının nereden geldiğine dair yaygın halk hikâyesine göre, zamanında bu adada yaşayan Ermeni baş keşişin güzelliği dillere destan Tamara adında bir kızı vardır. Adanın çevresindeki köylerde çobanlık yapan bir genç bu kıza âşık olur. Bu genç Tamara ile buluşmak için her gece adaya yüzer. Tamara ise ona gece karanlığında yerini belli etmek için onu bir fenerle bekler. Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle adanın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesine neden olur. Yüzmekten gücünü yitirip, yorulan genç çoban boğulur ve boğulmadan önce son nefesiyle “Ah Tamara!” diye haykırır. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakır O günden sonra ada Ah Tamara! ismi ile anlatılır. Bu hikâye Ermeni şair Hovhannes Tumanyan anlatımıyla efsaneleşmiştir.

Bu efsanenin tarihi gerçeklerle alakasının zayıf olduğu şüphesizdir. 9. yüzyıldan itibaren kaydedilmiş olan Ağtamar adının Arapça ĞMR kökünden “kabartı, tümsek” anlamına gelen bir türev olması daha kuvvetli bir olasılık olarak değerlendirilebilir.

Adın Türkçeleştirilmiş biçimi olarak Akdamar kullanılmaktadır.

 

3- KAYA ÇELEBİ CAMİİ

Eski Van’ın Ortakapı Mahallesi’nde surlara yakın bir yerde bulunmaktadır. Vakfiyesine göre Kaya Çelebi Zade Koçi Bey tarafından 1660 tarihinde yapımına başlanmış, ancak Koçi Bey’in idam edilmesi üzerine 1663 yılında, Cem Dedemoğlu Mehmet Bey tamamlatmıştır. 1993 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yapmış olduğu onarımlardan sonra, ibadete açılmıştır. Cami, kare planlı ve tek kubbeli harim ile kuzeyindeki beş gözlü son cemaat yerinden oluşmaktadır. Kuzey batı köşede minaresi bulunmaktadır. İki renkli kesme taşlarla inşa edilmiş olan caminin cepheleri, değişik formlarda pencerelerle hareketlendirilmiştir. Ayrıca kuzey cephenin ortasına camiye giriş sağlayan kapı yerleştirilmiştir. Bu cephedeki kapı ve pencerelerde bitkisel ve geometrik süslemeler yer almaktadır. Caminin içerisinde kıble duvarına yerleştirilmiş mihrab önemlidir. Düzgün kalker taşlarıyla gerçekleştirilmiş mihrap, mukarnaslı bir bordürle çerçevelenmiş, kareye yakın dikdörtgen görünüşlüdür. Geniş bir yüzey ortasında üç dilimli kemerle taçlandırılmış beş kenarlı ve mukarnas kavsaralı mihrap nişi bulunmaktadır. Mihrap, geometrik ve bitkisel süslemeleriyle önem taşımaktadır. Minaresi ise, kare kaideli ve silindirik gövdelidir. Şerefeden sonra kısa bir petek ve külahla son bulmaktadır. Osmanlı devrinin önemli yapılarından birini teşkil etmektedir.

 

4- VAN KEDİ EVİ

Nesli azalan Van kedilerinin korumaya alınması için yapılıp işlevsel hale gelen Van Kedisi Evi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde bulunmakta.

Dünyanın faunası için çok önemli bir yere sahip olan Van kedilerinin, artık korunabildiği ve bilimsel çalışmaların da gerçekleştiği Van Kedi Evi’nde dişi ve erkek kediler ayrı bölümlerde bulunmakta. Yeni doğan kediler için de küçük bir bölüm ayrılmış durumda olup, hasta olan kedilerin tedavileri yapılmakta.

Bahçede oynayan Van kedilerinin çok farklı ve bir o kadar tatlı dünyalarına tanık olmak isteyenlere çok eğlenceli bir gezi noktası oluyor Van Kedi Evi.

Bahçede oynayan kedileri seyrettikçe hepsini kucaklamak isteyeceksiniz.

 

 

5- MURADİYE ŞELALESİ

Van’ın kuzeyinde, Doğu Beyazıt yolu üzerinde, yaklaşık 90 km. uzaklıkta bulunan Muradiye Şelalesi gerçek bir dünya harikasıdır. Şelaleye ulaşmak için, yüreğiniz ağzınızda 60 m. yükseklikte bulunan bir asma köprüden geçiyorsunuz. Köprü sallanıyor ama çok sağlam olduğu söyleniyor. Şelalede, Tendürek Dağları’ndan gelen sular yaklaşık 20 m. yükseklikten Bend-i Mahi Çayı’na dökülüyor. Dünyanın akla hemen gelen şelalelerinden çoğunu görmüş birisi olarak Muradiye Şelalesi’ne hayran oldum. Şelaleye yaklaşık 2 km. uzaklıktaki Şeytan Köprüsü de mutlaka görülmelidir. Doğal kayaların üzerine oturan bu köprünün üzerine, araçların geçebilmesi için sade bir kemer ilave edilmiş.

Yaz aylarında hakim olan yeşil bitki örtüsü, sonbahar mevsiminin gelmesiyle yerini sarı ve turuncu tonlara bırakarak farklı güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Muradiye Şelalesi, güzelliğine sonbahar tonlarını da ekleyerek ziyaretçilerini bekliyor.

 

 

 6- VAN PERİ BACALARI (VANADOKYA)

Van’ ın Başkale ilçesine bağlı Yavuzlar köyünde bulunan peri bacaları ile aynı alanda bulunan çok sayıda tünel ve mağara turizme kazandırılmayı bekliyor. Vanadokya turizme kazandırılmayı bekliyor…

Keşfedilmemiş birçok bölgeye sahip olan Van, Kapadokya’ya rakip çıkabilecek kadar etkileyici peribacalarına sahiptir.
Van Peribacaları, volkanik Yiğit Dağı’nın püskürttüğü kayaçların aşınmasıyla meydana gelmiş durumda. Bölge, Başkale ilçesine bağlı olan Yavuzlar Köyü sınırları içerisinde yer alıyor ve “Vanadokya” olarak da adlandırılıyor.
Kapadokya Peribacaları’nı aratmayan bölgenin çok fazla tanıtımı yapılmadığı için pek bilinmemekte. Fakat buna rağmen geleceğin önemli turizm alanları arasında gösteriliyor.

 

 

 

7- HALİME HATUN KÜMBETİ

Van’ın Gevaş ilçesinde bulunan Halime Hatun Kümbeti, şehrin görülmesi gereken yapıları arasındadır.

Gevaş’ta bulunan Selçuklu mezarlığının yakınında bulunan Halime Hatun Kümbeti’nin tarihi 1335 yılına kadar inmektedir. Melik İzzeddin’in, kızı Halime Hatun için yaptırdığı kümbetin ustası ise Ahlatlı pehlivan oğlu Esed’dir. Onikigen şeklinde yapılan kümbetin üzerinde piramit tarzında külahı vardır. Yapısında ise; düzgün kesme taş kullanılmıştır. Aynı zamanda tüm cephelerde bitkisel, geometrik ve yazılardan oluşan süslemeler bulunur. Van’ın tarihsel değerleri arasındaki Gevaş Halime Sultan Kümbeti’ni gezinize dahil etmenizi öneririz. Diğer taraftan Hüsrev Paşa Camii, Ayanis Kalesi ve Muradiye Şelalesi sizleri bekliyor olacak.

 

 

 

 

 

 

8- HOŞAP KALESİ

Van-Başkale yolu üzerinde, Van’a 50 km uzaklıkta sarp bir yamaç üzerinde bulunan kale. 1643 senesinde Mahmudi beylerinden Sarı Süleyman tarafından yaptırıldı. Türkiye-İran arasındaki stratejik yol üzerinde bulunduğundan ehemmiyetli bir yeri vardı. Çavuştepe’nin 40 km. doğusundadır. 1643 yılında Osmanlılara bağlı Mahmudilerin Beyi Sarı Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Kale aynı adı taşıyan Hoşap Suyu’nun sarp kayalıkları üzerinde yükselmektedir. Kalenin batıya bakan girişi ve özgün kapısı bozulmadan günümüze ulaşabilmiştir. Kapının üstünden yapımı ile ilgili Farsça kitabe ve aslan kabartmaları yer almaktadır.

Kale içindeki eski hamam, cami, medrese, çeşme, su sarnıcı, zindan ve odalarda geçmişin izlerini görmek mümkündür.

İçiçe üç surla çevrilmiş bulunan kalede iki cami, üç hamam, çeşmeler ve yeraltı zindanı bulunmaktadır. İç kale kapısının üzerindeki ormanın yanlarında zincirlerle bağlı iki aslan motifi yer almaktadır. Kalenin altındaki Hoşap Çayı üzerinde Zeynel Beyin yaptırdığı tarihi bir köprü bulunmaktadır. Kale bugün harabe halindedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

9- VAN BALIĞI FESTİVALİ (DELİ ÇAY)

Dünyada sadece Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan Van balığının kutsal yolculuğuna dikkat çekmek için bu yıl üçüncüsü düzenlenecek ”Van Balığı Göçü Kültür ve Sanat Festivali”  Haziran Ayının Başlarında Yapılıyor.

Van Gölü’nde yaşayan tek balık türü olan Van Balığı her yıl mayıs ve haziran ayında üremek için, tatlı su kaynaklarına doğru kutsal yolculuğa çıkıyor. Akıntının tersine doğru göç eden milyarlarca balık önlerine çıkan engelleri geçmek için zıplayarak geçmeye çalışıyor.

Erciş ilçesindeki Deliçay’a doğru göç eden balıklar Balık Bendi diye bilinen mini şelaleyi geçmeye çalışırken uçmaları güzel görüntü oluşturuyor.

Van Balığı Göçü’nün doyumsuz seyrine ek olarak festival kapsamında bir dizi etkinlikte gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda; depremzedeler için Mevlid, Van Balığı Göçü Ödüllü Fotoğraf Yarışması, Halk Müziği Ozanlar Atışması, Semazen gösterisi, Mehteran,  konserler, Van Kahvaltısı, Uçurtma Şenliği ve Van Denizi’nde Tekne Turu turu yapılıyor.

İnköyü

Van ilinin Gevaş ilçesine bağlı bir köydür. Van Merkezine 88 km uzaklıktadır. Gevaş merkezine ise 48 km uzaklıktadır. Köyün Kürtçe ismi  İnê’dir. Van Gölü kıyısında kurulan bu köy kesinlikle görmeniz gerekir. İlkbahar mevsiminde başlayan yeşilliği sonbahara kadar muhafaza etmektedir. Yaz aylarında ise size Akdeniz köylerini aratmayacaktır. 

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar